Sepet(0)

Pulsar: Başlangıç

Babek gözlerini açtı, aslında istemsizce gözleri açıldı. Vücudunda hiçbir his yoktu.
-“Bu son işlem dayan oğlum” dedi kendi kendine. Sonra,
-“Neyse en azından canım yanmıyor, sık dişini Babek az kaldı, kurtulacaksın” dedi.
Gözlerinin önünden yavaş yavaş bir şeyler sıyrılıp çözünüyordu sanki. Gözleri açılmış bir süre sonra hiç kapanmaz hale gelmişti. “Dayan, oğlum” diyordu kendi kendine. Ortamı anlamaya çalışıyor aksine hiç bir şey anlayamıyordu. Bir sıvının içinde olduğunun farkındaydı. Bunu düşününce aniden paniğe kapıldı. Artık vücuduna dair hiçbir şey hissetmiyordu. İyi de nasıl nefes alıyordu bunu hiç aklı almıyordu. Bir ara göz kürelerini oynatabildiğini fark etti. Göz kürelerini önce sağa doğru oynattı ve o garip görüntüyü gördü. Anladığı kadarıyla saydam bir kutunun içindeydi. Sağ yanında, metalden garip şekilli parçalar vardı. Sanki bir takım iplikçikler ve borucuklar metalden hızla atan bir kalbe bağlıydı. Bazı uzun metal iplikçikler ve borucuklar uzun uzun salınıyordu suda. “Bu da ne?” dedi içinden. “Bir kurtulayım şuradan hepsini sağlık bakanlığında en üst düzeydeki insanlara şikâyet edeceğim.” diye düşündü. “Başta da o Arthur denen sinir bozucu herifi” dedi yine içinden. O sırada gözünü sola kaydırınca sol tarafta da aynı görüntüyle karşılaştı. O sırada sol tarafında beyne benzeyen bir şeye bağlı o yuvarlağın bilinçsizce kendine doğru bakan bir göze benzediğini fark etti. Evet, o bir gözdü! İşte o an anladı!

197 adet stokta

Description

Babek gözlerini açtı, aslında istemsizce gözleri açıldı. Vücudunda hiçbir his yoktu.
-“Bu son işlem dayan oğlum” dedi kendi kendine. Sonra,
-“Neyse en azından canım yanmıyor, sık dişini Babek az kaldı, kurtulacaksın” dedi.
Gözlerinin önünden yavaş yavaş bir şeyler sıyrılıp çözünüyordu sanki. Gözleri açılmış bir süre sonra hiç kapanmaz hale gelmişti. “Dayan, oğlum” diyordu kendi kendine. Ortamı anlamaya çalışıyor aksine hiç bir şey anlayamıyordu. Bir sıvının içinde olduğunun farkındaydı. Bunu düşününce aniden paniğe kapıldı. Artık vücuduna dair hiçbir şey hissetmiyordu. İyi de nasıl nefes alıyordu bunu hiç aklı almıyordu. Bir ara göz kürelerini oynatabildiğini fark etti. Göz kürelerini önce sağa doğru oynattı ve o garip görüntüyü gördü. Anladığı kadarıyla saydam bir kutunun içindeydi. Sağ yanında, metalden garip şekilli parçalar vardı. Sanki bir takım iplikçikler ve borucuklar metalden hızla atan bir kalbe bağlıydı. Bazı uzun metal iplikçikler ve borucuklar uzun uzun salınıyordu suda. “Bu da ne?” dedi içinden. “Bir kurtulayım şuradan hepsini sağlık bakanlığında en üst düzeydeki insanlara şikâyet edeceğim.” diye düşündü. “Başta da o Arthur denen sinir bozucu herifi” dedi yine içinden. O sırada gözünü sola kaydırınca sol tarafta da aynı görüntüyle karşılaştı. O sırada sol tarafında beyne benzeyen bir şeye bağlı o yuvarlağın bilinçsizce kendine doğru bakan bir göze benzediğini fark etti. Evet, o bir gözdü! İşte o an anladı!

Babek gözlerini açtı, aslında istemsizce gözleri açıldı. Vücudunda hiçbir his yoktu.
-“Bu son işlem dayan oğlum” dedi kendi kendine. Sonra,
-“Neyse en azından canım yanmıyor, sık dişini Babek az kaldı, kurtulacaksın” dedi.
Gözlerinin önünden yavaş yavaş bir şeyler sıyrılıp çözünüyordu sanki. Gözleri açılmış bir süre sonra hiç kapanmaz hale gelmişti. “Dayan, oğlum” diyordu kendi kendine. Ortamı anlamaya çalışıyor aksine hiç bir şey anlayamıyordu. Bir sıvının içinde olduğunun farkındaydı. Bunu düşününce aniden paniğe kapıldı. Artık vücuduna dair hiçbir şey hissetmiyordu. İyi de nasıl nefes alıyordu bunu hiç aklı almıyordu. Bir ara göz kürelerini oynatabildiğini fark etti. Göz kürelerini önce sağa doğru oynattı ve o garip görüntüyü gördü. Anladığı kadarıyla saydam bir kutunun içindeydi. Sağ yanında, metalden garip şekilli parçalar vardı. Sanki bir takım iplikçikler ve borucuklar metalden hızla atan bir kalbe bağlıydı. Bazı uzun metal iplikçikler ve borucuklar uzun uzun salınıyordu suda. “Bu da ne?” dedi içinden. “Bir kurtulayım şuradan hepsini sağlık bakanlığında en üst düzeydeki insanlara şikâyet edeceğim.” diye düşündü. “Başta da o Arthur denen sinir bozucu herifi” dedi yine içinden. O sırada gözünü sola kaydırınca sol tarafta da aynı görüntüyle karşılaştı. O sırada sol tarafında beyne benzeyen bir şeye bağlı o yuvarlağın bilinçsizce kendine doğru bakan bir göze benzediğini fark etti. Evet, o bir gözdü! İşte o an anladı!