Sepet(0)

Dördüncü Cemre

Neden dördüncü cemre? Belki de bunu şöyle anlatabilirim: düşünün lütfen birinci cemre havaya düşer, yavaş yavaş ısıtmaya başlar havayı ve o ısınan hava sıcacık şefkatle sarar suyu, toprağı, insanları, tüm doğayı…… dünya daldığı kış uykusundan uyanmaya başlar. Sonra ikinci cemre suya düşer, ılık ılık esmeye başlar meltemler, yavaş yavaş toprağın kalbine işler her su damlası ve en nihayetinde üçüncü cemre toprağa düşer, işte o zaman doğanın uyanışı tamamlanmış olur. Kuruyan dallar tekrar filizlerine kavuşur, çiçekler açar ve dünya karanlık, soğuk kışı ardında bırakıp sıcacık, tazecik bir bahara merhaba der. İşte aslında Gönül’ün hayatı da böyle; kışa dönmüşken ömrü, kurumuşken kalbinin tüm çiçekleri gönlüne düşen bir cemreyle o da geride bıraktı ömrünün kışını, kurumuş dalları filizlendi, solmuş çiçekleri yeniden açtı. Gönül’ün gönlüne düşen cemre onu daldığı kış uykusundan uyandırdı. İşte bu kitapta anlatılan da bu, işte bu dördüncü cemre Gönül’ün gönlüne düşen cemre.

88 adet stokta

Description

Neden dördüncü cemre? Belki de bunu şöyle anlatabilirim: düşünün lütfen birinci cemre havaya düşer, yavaş yavaş ısıtmaya başlar havayı ve o ısınan hava sıcacık şefkatle sarar suyu, toprağı, insanları, tüm doğayı…… dünya daldığı kış uykusundan uyanmaya başlar. Sonra ikinci cemre suya düşer, ılık ılık esmeye başlar meltemler, yavaş yavaş toprağın kalbine işler her su damlası ve en nihayetinde üçüncü cemre toprağa düşer, işte o zaman doğanın uyanışı tamamlanmış olur. Kuruyan dallar tekrar filizlerine kavuşur, çiçekler açar ve dünya karanlık, soğuk kışı ardında bırakıp sıcacık, tazecik bir bahara merhaba der. İşte aslında Gönül’ün hayatı da böyle; kışa dönmüşken ömrü, kurumuşken kalbinin tüm çiçekleri gönlüne düşen bir cemreyle o da geride bıraktı ömrünün kışını, kurumuş dalları filizlendi, solmuş çiçekleri yeniden açtı. Gönül’ün gönlüne düşen cemre onu daldığı kış uykusundan uyandırdı. İşte bu kitapta anlatılan da bu, işte bu dördüncü cemre Gönül’ün gönlüne düşen cemre.

Neden dördüncü cemre? Belki de bunu şöyle anlatabilirim: düşünün lütfen birinci cemre havaya düşer, yavaş yavaş ısıtmaya başlar havayı ve o ısınan hava sıcacık şefkatle sarar suyu, toprağı, insanları, tüm doğayı…… dünya daldığı kış uykusundan uyanmaya başlar. Sonra ikinci cemre suya düşer, ılık ılık esmeye başlar meltemler, yavaş yavaş toprağın kalbine işler her su damlası ve en nihayetinde üçüncü cemre toprağa düşer, işte o zaman doğanın uyanışı tamamlanmış olur. Kuruyan dallar tekrar filizlerine kavuşur, çiçekler açar ve dünya karanlık, soğuk kışı ardında bırakıp sıcacık, tazecik bir bahara merhaba der. İşte aslında Gönül’ün hayatı da böyle; kışa dönmüşken ömrü, kurumuşken kalbinin tüm çiçekleri gönlüne düşen bir cemreyle o da geride bıraktı ömrünün kışını, kurumuş dalları filizlendi, solmuş çiçekleri yeniden açtı. Gönül’ün gönlüne düşen cemre onu daldığı kış uykusundan uyandırdı. İşte bu kitapta anlatılan da bu, işte bu dördüncü cemre Gönül’ün gönlüne düşen cemre.